engin güneysu: varlıkla yokluk arasında
Engin Güneysu’nun fotoğraflarına ilk baktığımda hissettiğim derin bir üzüntüydü. İnsan fotoğraflarına bakıyordum ama bir şekilde o insanları görmüyordum, fotoğraflar portreden çok peyzaj resimleriydi sanki. Şehir, bireyleri bastırıyor, içine alıyordu, insan figürleri şehrin bir parçası haline geliyordu. Bu yüzden de bu fotoğrafları belli bir kategoriye koyamıyorum, sanki ortak noktaları konudan çok ifade ettikleri. Fotoğraflardaki insanlar da hem var hem yok. Güneysu da görsel dilini işte bu noktada ustalıkla kullanarak izleyiciye bir ikilem yaşatıyor, bu insanlara baktırırken saklıyor.






